Jur. Dr. Mevci ERGÜN
Rekabetin Korunması...
Prof. Dr. Ali CEYLAN
Ulusal ve Uluslararası Rekabet...

Tüm yazarlar ve yazıları


URTEB Bültenlerinin e-posta adresinize ulaşmasını ister misiniz?

Lütfen e-posta adresinizi yazınız


Web sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?
Çok Güzel
Güzel
Orta
Kötü
  
Sonuçları izle
 


Jur. Dr. Mevci ERGÜN

» Yazıcı formatı

Rekabetin Korunması

1. OLAY VE YARGI KARARI

(X) üreticisi/satıcısı (A) firması ile bayii olan (B) arasında bir Bayilik Sözleşmesi imzalanır.

(A) tarafından yapılan başvuru üzerine, mahkemece yapılan tespit sonucu, bayi olan (B)’nin başka marka (X) sattığı tespit edilir. Ancak, bu sıralar da (B) tarafından Bayilik Sözleşmesi feshedilmiştir.

Bundan dolayı, davacı (A) vekili Sözleşmenin 10 ncu maddesinde öngörülen cezai şartın davalı (B)’den tahsili için dava açar.

Davalı (B) vekili, davacıya ait malın pazar payının düşük, ayıplı olduğunu belirterek, müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşme’nin …...... maddesi uyarınca akti fesih ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davaya bakan yerel mahkeme, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun (RKHK) 4 ve 56. maddeleri uyarınca davayı reddetmiştir.

Bu karar, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay…..Hukuk Dairesinin …/…/…… tarih  …./…. esas  …./…. karar sayılı ilamı ile bozulmuştur (Dava devam ettiğinden daire, tarih ve nolar belirtilmemiştir).

Yargıtay bozma ilamında aşağıda ki özet gerekçe açıklamıştır.

RKHK’un 4. maddesine göre belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma yada kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.

Rekabet Kurulu’nun Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyet Tebliğiin 4. maddesinde, rekabeti doğrudan ve dolaylı olarak engelleme amacı taşıyan sınırlamaları içeren dikey anlaşmaların tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır.

Tebliğin 4/a maddesinde alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesinin muafiyetten yararlanamayacağı, ancak sağlayıcının azami satış fiyatını belirleme veya satış fiyatını tavsiye etmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.

Alt yada üst piyasalardaki teşebbüslerle yapılan anlaşmalar genel olarak dikey anlaşmalar olarak bilinir. Dikey anlaşmaların taraflar arasındaki rekabet kısıtlamaları dikey kısıtlama niteliğindedir.

Sağlayıcı (üretici), distribütörün satış fiyatını yeniden belirleyebilir veya tavsiyede bulunabilir. Yeni satış fiyatına ilişkin belirlemeleri tavsiye niteliğini aşması halinde bu belirleme dikey kısıtlama getirdiğinden tebliğ ile tanınan muafiyetten faydalanamaz. Taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde bayinin (davalının) ürünü en iyi şekilde tanıtacağı, pazarlamasını en iyi şekilde yapacağı o ilde satılan 19 litrelik polikarbon damacana suların ortalama fiyatından çok daha yüksek veya çok düşük fiyatla satış yapmayacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan hüküm fiyat konusunda tavsiye niteliğini aşıp da üretici tarafından distribütörüne baskı niteliğini taşımadığından sözleşme hükmü geçerlidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.

I. HUKUKA AYKIRILIĞIN TESPİTİNDE YETKİLİ

1. Sağlayıcı ile bayi arasında düzenlenen Bayilik Sözleşmesinin 15 nci maddesinde, bayinin ürünü en iyi şekilde tanıtacağı, pazarlamasını en iyi şekilde yapacağı o ilde satılan suların ortalama fiyatından çok daha yüksek veya çok düşük fiyatla satış yapmayacağı hükmü, RKHK’nun 4 ncü maddesini ihlal edip etmediği davada inceleme ve değerlendirme konusu yapılmıştır. RKHK.nun 4 ncü maddesine aykırı olan her türlü anlaşma (sözleşme) geçersizdir (RKHK m.56/I). Ancak, RKHK.nun 4 ncü maddesinin ihlal edilip edilmediğini saptayacak olan, kanunun yetkili kıldığı Rekabet Kurulu’dur.

Davada, davalı bayi vekilinin bu konuda yaptığı savunmanın niteliği göz önüne alındığında, öncelikle 4054 sayılı RKHK.nun yetkili kıldığı Rekabet Kurulu’nca rekabet ihlali olup olmadığının saptanması gerekir. Bu doğrultuda davalı tarafa savunması doğrultusunda Rekabet Kurumu’na başvuruda bulunması için uygun bir süre verilmesi, yapılacak başvurunun ön sorun kabul edilerek sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet Rekabet Kurulu söz konusu hükmün RKHK.nun 4 ncü maddesine aykırı olup olmadığına karar verirse, bu sonuç dairesinde olayın değerlendirilmesi uygun olacaktır.

2. Kanunun gösterdiği sınır dairesinde sözleşme serbestisi egemendir. Bir sözleşmenin konusu imkansız veya hukuka aykırı yahut ahlaka aykırı olursa o sözleşme geçersizdir (BKm.19,20).

Hukuka aykırı bir sözleşme, ancak kanun, butlanı açık bir şekilde hükme bağlamış veya böyle bir sonuç, ihlal edilen normun (kanun maddesinin) amaç ve anlamından yorum yoluyla çıkıyorsa batıldır. Batıl olan bir sözleşme ise, başlangıçtan itibaren geçersizdir. Bu nedenle, geçersizlik için, taraflardan birinin irade açıklamasına veya mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. Ancak, mutlak surette, sözleşmedeki hükmün hukuka aykırılığının tespiti önem taşır. Burada taraflarda olası ihlal bilinci aranmamaktadır.

Bu durumda, Sözleşme’nin 15 nci maddesi hükmünün RKHK.nun 4 ncü maddesini ihlal edip etmediğini tespit edecek olan da kanunun yetkili kıldığı Rekabet Kurulu’dur.

3. Yukarıda açıklanan  görüşlerimiz, diğer konular ayrık olmak üzere, Yargıtay içtihadında belirtilen sadece rekabet ihlali ile sınırlı olarak açıklanmış bulunmaktadır.

Saygılarımla,


07.02.2007, Jur. Dr. Mevci ERGÜN

 

Yazarımızın makale arşivi

 
ANA SAYFA BİRLİĞİMİZ ÇALIŞMA GRUBU REKABET MEVZUAT İLETİŞİM
Hakkımızda Çalışmalarımız Rekabet Hukuku Anayasa İletişim
Yönetim Toplantı Notları İthalatta Haksız Rekabet Kanunlar  
Tüzüğümüz Çalışma Grubu Üyelerimiz Örnek Rekabet Kurulu Kararları Yönetmelikler  
Üyelerimiz     Tebliğler  
Misyon-Vizyonumuz     Kararlar  
Üye Başvuru Formu        

 Kullanım Şartları | Faydalı Linkler

URTEB - Uluslararası Rekabet ve Teknoloji Birliği © 2007